2009-01-31

" Dali is not crazy at all ! "


Sergiden çıktığımda bu kadar etkilendiğimin farkında değildim. Az da olsa antipatiklik duyduğum bu adamı artık sevdiğimin de. Picasso etkilemişti. Ama Dali... Yeri ayrı... Böyle insanlar sık gelmezler ve geldiklerinde hayatınıza girmişlerse çok şanslısınızdır.

İspanya'da tiyatro-müzesini görmeyi istiyorum. (Müze olarak eskiden tiyatro olan bir yeri almış. Sembolik açıdan çok anlamlı, çok mantıklı..."The Dalí Theatre-Museum, the largest surrealistic object in the world, occupies the building of the former Municipal Theatre, a 19th century construction which was destroyed at the end of the Spanish Civil War. On its ruins, Dalí decided to create his museum.")


Cadaques'e gidip, sahil kıyısında onunla aynı yerde durduğumu düşünüp uzaklara dalmak istiyorum. Bunu gerçekmiş gibi hayal etmekte hiç zorlanmıyorum. Hayal ettiğimde; dalgaların sesi, rüzgarın hafif esintisi, güneşin iç ısıtan sıcaklığı, hissettiğim huzur o kadar gerçek ki, garip...


Gittiğin bir sergiyle, sabah uyandığın zamanki halinden farklı hissetmek çok ilginç. Tekrar gitmek istiyorum. Ölüm Şövalyesi'ne bakmak istiyorum sıkılana kadar. Normalde o tarz karanlık, hatta siyah resimleri hiç sevmem içimi kararttığı için. Ama bana huzur verdi. O resme bakıp içinde kaybolmak istiyorum.


Ve Gala. Fotoğrafının üzerine "Şato Kafa" diye yazdığı, "Gala'nın zaferi benim zaferim" başlıklı ilüstrasyonlar yaptığı, resimlerinde bazen belli belirsiz bazen açık seçik yer alan Gala... Kendine güvenmesini sağladığını, kendini deli olmaktan alıkoyduğunu söylediği, ona ilham kaynağı olan Gala.

16 yaşında ne olmak istediğini bilen, hatta o yaşlarda tuttuğu günlüğünde "Çok ünlü olacağım..İnsanlar benden söz edecek..Yapmam gereken çok şey var.." diye yazan insanlardan. "Hayal gücümün atını sonsuzluğa doğru sürmediğim tek gün yok" diye bir ilüstrasyonu olan bir insan. "Hayal Gücünün Bağımsızlığı ve İnsanın Delilik Hakları Bildirisi" yayınlamış bir insan.