2008-03-30

Bazen...

Bazen yabancılaşıyorum hayata. Herşey anlamsız geliyor. Yani "Ne için yaşıyoruz?" diyorum. Para kazanma derdiyle genellikle sevmediğimiz bir işte çalışıp, yılda 2 hafta özgürlük için 50 hafta köle gibi çalışıyoruz. Kariyer yapmaya çalışıyoruz. Evlenmeye çalışıyoruz. Sonra çocuk sahibi olmaya, olduktan sonra da hayatı O'na göre şekillendirmeye çalışıyoruz. Herşey planlı programlı ya, herşeyin bir zamanı var ya.. Sonra "Bi soluklaniyim; yeter bu kadar koşturduğum." dediğinde bi bakıyorsun ki bilmem kaç yılı devirmişsin. Tüm bunlar ne için? Yani şu, gerçekten 3 günlük ve kuruşluk dünyada, tüketim çılgınlığına hayatını da dahil etmenin ne anlamı var? Daha doğrusu, ne gereği var? İşte böyle anlarda, yani bana böyle geldikleri anda, herşeyden soğuyorum. Ve tek anlamlı gelen şey, seni tutsaklaştıran herşeyden arınıp sadece yaşamaya bakmak oluyor.

Yaz gelsiiin :)

2008-03-28

Planlı olmak ya da olmamak :)

Hayat ilginç. Her an herşey olabiliyor. Birkaç saatte bişeyler değişebiliyor. Salı akşamı, ertesi gün dans çalışmasına gideceğini düşünürken gelen bir telefonla sabah dizi çekimine gidebiliyorsun. Yani son birkaç yılını oyunculuk yapmak için sayısını hatırlamadığın görüşmelere gitmekle geçirmişken aklının ucundan geçmediği bir anda iş seni bulabiliyor. Bu da sen ne kadar uğraşırsan uğraş, birşey ne zaman olması gerekiyorsa o zaman oluyor düşüncesini kuvvetlendiriyor. Çekim olduğu gün arabayla işten dönerken radyoda, biri Cranberries'ten biri U2'tandı sanırım, nakaratında Beautiful Day sözü geçen iki farklı şarkı çaldı.

O günün güneşli olması da ayrı bi güzellikti :)

2008-03-25

Yaz gelsin :)

Önceleri sonbahar hariç her mevsimi severdim. Kışı da yazı da ayrı severdim. Ama en çok, o sıcaklar başlamadan önce havanın artık serin de olmadığı Mayıs ayının ortaları ve Haziran başı zamanını severdim. Şimdi artık sanırım kışı o kadar sevmiyorum. Gerçi karlı havanın yeri hep ayrı. Ya da havanın aslında buz gibi olduğu ama gökyüzünün masmaviliğini sergilediği günlerin de yeri ayrı. Ama ben güneşin sıcaklığıyla, arada hafif hafif esen rüzgarın serinliğiyle şımarıp kendimi özgürlüğün kollarına bırakmayı özledim. Canım o an ne istiyorsa onu yapacağımı geçen yaz başarmıştım. Şimdi neden bunu yapamıyorum, bilmiyorum. Suçu mevsime atıyorum :P

Canım aslında ne mi istiyor?

Canım şu dans işine biraz ara vermek istiyor. Canım oyunculukla uğraşmak istiyor. Bu oyunculukla ilgili kitap okumak olabilir, bir oyunun provalarını izlemek olabilir, oyunculukla ilgili çevrelerde olmak olabilir, bir atölye çalışmasına katılmak olabilir. Tabi enn enn güzeli bir rol için çalışmak olur.

Canım kendimi dinlemek istiyor, kendimi dinlediğim o uzun yürüyüşlere gezmelere çıkmak istiyor.

Canım sergi gezmek istiyor, sergilenen eserlerin çağrıştırdıklarına kendimi bırakıp ruhumu beslemek istiyor.

Bi dee canım, canımın istediklerini yapabilmek için para kazanmak istiyor :)

2008-03-24

Değişiklik iyidir :)

Evet, sayfamın eski formatını çok seviyordum ama bir süredir de sayfamı yenilemek istiyordum.

Tıpkı hayatımı yenilemek istediğim gibi.

Bir yerlerden başlamalı.

Bebek adımları...

Bence hiç fena olmadı :)

2008-03-18

Life For Rent...

I haven't really ever found a place that I call home
I never stick around quite long enough to make it
I apologize that once again I'm not in love
But it's not as if I mind
that your heart ain't exactly breaking

It's just a thought, only a thought

But if my life is for rent and I don't lean to buy
Well I deserve nothing more than I get
Cos nothing I have is truly mine

I've always thought
that I would love to live by the sea
To travel the world alone
and live my life more simply
I have no idea what's happened to that dream
Cos there's really nothing left here to stop me

It's just a thought, only a thought

But if my life is for rent and I don't learn to buy
Well I deserve nothing more than I get
Cos nothing I have is truly mine

While my heart is a shield and I won't let it down
While I am so afraid to fail so I won't even try
Well how can I say I'm alive

If my life is for rent...

2008-03-12

Mızzmızzzz :(

Derdim ne acaba? Neden bu huysuzluk, mızmızlık, mutsuzluk? Haftanın 5 günü boştun; mutsuzdun. Haftanın 6 günü dolusun; mutsuzsun. Ne istiyorsun? Olay sende biterken neden herşeye b.k atıyosun? Herşey sana düşman sanki.

Herşeyden şüphe etmeye başladın. "Acaba gösteride yer almayı çok da istemiyor muyum? Acaba oyunculuktan vaz mı geç/iyorum/icem? Acaba beni eskisi kadar sevmiyo mu?"

"SORU: Bu gece bir mucize olsaydı ve ertesi gün uyandığında herşey olmasını istediğin şekilde olsaydı, bir mucizenin gerçekleştiğini nasıl anlardın? Mucizenin olduğunu anlaman için ne görür, duyar, hisseder ve düşünürdün?"

Bu sorunun cevabını düşünüyorum ara ara...

.........

Beyaz ağırlıklı güzel bi deseni olan çarşafıyla yumuşak, hafif, kaz tüyü yorganın altından kafamı çıkarır; çift kişilik yatağımda uykumu almış bi şekilde güzel güzel gerinirdim. Odanın dekorasyonu çok güzel. Tam istediğim gibi. Nasıl diye sormayın bilmiyorum. Günlerden çarşamba ya da perşembe. Saat 10:30. Hava günlük güneşlik. Ya da vaz geçtim. Günlerden cumartesi ya da pazar. Saat de 11:30 falan. İçerden ses geliyo. O benden önce uyanmış. Kahvaltı mı hazırlıyo? Hadi canım :) Bugün şanslı günüm :)) Zaten bu aralar pek bi şanslıyım. Bi senaryo var okunacak ve hazırlanılacak bi karakter. Yarın ilk ekip toplantısı yapılacak. Bu arada aralarında olmaktan mutluluk duyduğum bi tiyatro ekibinde bi oyunda zevkle oynuyorum. Bugün çıktığımızda bilmem ne dergisini alıcam. Ropörtajımın yayınlanmış olması lazım. "Umut vaad eden oyuncu" :) Artık iş bulmam eskisi gibi zor değil. Hatta kendileri gelmeye bile başladı yavaş yavaş. Ferzan Özpetek'le şu görüşme bi ayarlansa :)


blaa blaa blaa blaaaa......

2008-03-08

Biraz durmak istiyorum...Biraz durup dinlenmek...Kendimi dinlemek...Kendime vakit ayıramıyorum bu aralar. Kendimle baş başa kalamıyoum. Ya da zamanımı istediğim gibi geçiremiyorum. Pek "kabuğuma çekilmek" gibi değil de, daha çok "beni biraz kendi halime bırakın ama çok da uzaklaşmayın" gibi bişey. Kapılmayı mı pek sevmiyorum acaba? Hep bi tetikte olma duygusu yabancı değil aslında. Hep hazırlıklı olmaya çalışıyorum, her duruma karşı. Hava durumuna ya da güvenilir sandığım durumlara karşı. Bu mudur beni yoran? Özellikle olayları kontrol edemediğim zaman daha çok yoran?

neyse....