2006-09-25

hiyaaaaaaaayt!!!......

Msn messengerımda da yazdığı gibi: içim sıkılıyor içimm! Yapmam gereken veya yapabileceğim biiiir yığın şey var ama sanki görünmez iplerle elim kolum ruhum bağlanmış ve ben boş bi günüm olduğunda hiiiiç bişey yapmıyorum. Sonra da o hiiiiç bişey yapmamış olmanın verdiği vicdan azabıyla daha da kötü oluyorum. Zaten kötü hissetmeye pek bi meraklıyımdır. Bi iyi hissetmeye göreyim, hemen bi bahane bulurum kendimi kötü hissettirecek. (Yok, durum o kadar da kötü diil aslında. Sinirden böyle yazıyorum.)

Saat oldu 4. Ama benim uykum geldi biraz. Kestirmek istiyor canım. 1-1.5 saat kestirip Gilmore Girls'ü seyretsem...Sonra yine internete girsem...4te kestirmiş ve bütün gün nerdeyse hiiiç hareket etmemiş olduğum için gece bilgisayar başında pinekleyip uyuyamasam...Yoluna sokmaya çalıştığım uyku düzenimi düzene sokamasam...

Anlaşıldı. Bugün benden hayır yok. Olumsuz, negatif, aksi, huysuz vb günümdeyim bugün.

Uykum kaçtı. Bisiklete binsem...en azından daha faydalı bişey yapmış olurum. Hava da o kadar boktan ki, insanın bişey yapası gelmiyo. Tam bunalımlık hava. Evde takılıp dünyayla ilişiğini kesme, saçma sapan şeyler yeme, tv/DVD izleme, yataktan hiç çıkmama havası var. Ya da arkadaşınla boğazda boylu boyunca (Ortaköy'den Rumelihisarüstü'ne mesela, o derece yani) yürüme havası var. Zaten bende ortası yok ki. Vur deyince öldüren cinstenim ben :) Herşey evden dışarı adımını atana kadar aslında. Yani benim için öyle. Biliyorum ki, çıktığımda "Oh ne iyi yapmışım. İyi geldi." diyeceğim.

Mp3'ümü kulağıma takıp, sahilde bisiklete binmek...Biraz daha hayalini kurarsamm.....

2006-09-09

yeniden selam :)

Sonunda. Uzun bir aradan sonra. Sonunda. Yazıyorum.

Nerelerdeydim ben bunca zamandır? Bu arada neler mi oldu? Puff... Çok şey var aslında ama hatırladığım kadarını yazıcam sadece.

Mmmm..Bir kere, Kaş'a gittim 19 Mayıs'taki 3 günlük tatilde. Ve 2 kez deneme dalışı yaptım. İnnanılmaz zevkliydi (o zamanlar melankolikliğim sürmesine rağmen). Hem dalmak hem de tatil. Sonra, "Eternal Sunshine of a Spotless Mind". Beni çarpan az sayıdaki filmler arasında yerini aldı.  

Yine kendimle uğraşmaya, kendime dönmeye başladım. Bu benim için niye bu kadar zor bilmiyorum. Etrafımdaki insanlardan çok çabuk ve kolay etkilendiğim için bu süreçte yalnız olmam gerektiğine karar verdim.


Yani ayrı eve çıkıp tek başıma yaşamaya. Bunun için önce para kazanmalıyım. Bununla ilgili hayal kurmak o kadar hoşuma gidiyor ki.. Evimi döşeme, beni yansıtan, beni anlatan bi yer oluşturma düşüncesi beni çok heyecanlandırıyor. Ve gülümsetiyor. Ikea'ya gidip bişeyler alıp yavaş yavaş evimi döşesem...mmm...