2007-08-29

Garip zamanlardayım yine...

Tuhaf...Bi an yapmak istediğim herşey beynime hücum edip başımı döndürüyor, bi an hiçbir şey yapmama isteği olduğum yere çöktürüp beni öylece kalakaldırıyor. Bazen bu anlar birbirini çok çabuk takip edip beni yoruyor, bazen de içinde olduğum bir an diğerini unutturuyor. Kısa mutluluk anları iyi geliyor. Burc'a gitmek iyi geliyor. Kitesurf biraz olsun kafamı dağıtıyor. Kendimi koyvermek istiyorum. Öylece, herşeyi akışına bırakmak, hiçbir şey düşünmemek, sadece o an kendimi ne iyi hissettiriyorsa onu yapmak istiyorum. Düşünmekten yoruldum. Doğrusunu yapmaya çalışmaktan yoruldum.

Ben gerçekten alıp başımı gitmek istiyorum. Parasız pulsuz da olsa ufak bir çanta hazırlayıp yola çıkmak, dünyanın istediğim yerlerini gezmeye gitmek istiyorum.

Kaybolmak istiyorum.

Gitmek...

Sadece gitmek...



...


Sanki herşey sil baştan. Sanki başladığım noktaya geri dönüyorum. Sanki, sanki ölümüne koşmazsam, durup, hiç bir şey yapamayacak gibiyim. Sürekli bir kaçış(!)-ya da daha da içine çekiliş. Kendimi oyalıyorum. Oyalamaya çalışıyorum. Kalabalık ya da en az iki kişi olacağım yerlerdeyim. Yalnız kaldığım zaman ise...dipsiz bir kuyudayım-sanki...Bazen nefes nefese kaldığımda mecburen durur gibi oluyorum ve kaybolmaya başladığımı hissettiğimde yeniden başlıyorum, koşmaya, oyalanmaya, kendimi meşgul etmeye. Yalan...Yine, işte yine kendimi b.k gibi hissediyorum. Terk edilmiş hissediyorum. Hayat anlamını yitirmiş gibi hissediyorum. Sınırlarda hissediyorum. Hissizleşmeye başlamış gibi hissediyorum?! Hayat ironik işte, hissizlik hissettirebiliyor..

2007-08-02

Keşke...


Keşke acil durumlarda insanların kullanabilmesi için acil çıkış kapıları olsa. Mecazi olarak deği. Fiziki kapılar olsa gerçekten. Truman Show'daki gibi. Gerçi orada durum biraz farklıydı ama...

Pek keyfim yok yine bu aralar. Hayattan da bezmiş durumdayım. Tutunmaya çalışıyorum ama hayata karşı o heyecandan, meraktan eser yok. Hani sözler vardır; "Önemli olan varacağın yer değil, yolculuktur." "Sonuç değil süreçtir esas olan." Çok sıkıldım süreçten, yolculuktan. Polyannacılıktan. "Herşey iyi olacak. Evet, en kötü gecenin ardından bile güneş doğar." vs vs... "Acaba hayat karşıma neler çıkaracak daha?" diye sormuyorum, sormak da istemiyorum. Huysuz Şirin gibiyim yani bu aralar.



Ama tabi ben yine de "Hadi...Hadi Işıl...Yılma...Devam et..." diyeceğim. Diyorum. Bazen 180 derece dönsem de yine "Düşünme böyle şeyler...Umudunu kaybetmeee!" diyorum. Diyeceğim.

Yine de merak etmiyor değilim neler olacağını...O "yine de" de olmasa zaten...halim duman olurdu...

İyi geceler...

2007-08-01

Beklenen gün : )


Sonunda...
beklediğim akşam...
beklediğim konser...
Bu akşam Norah Jones konserine gidiyorum...



- - - - - - - -