2008-09-26

The thing about addiction is...

The thing about addiction is it never ends well. Because eventually whatever that is getting us high stops feeling good and starts to hurt.

Still they say, you don't kick the habit till you hit rock bottom.

Because no matter how badly a thing is hurting us sometimes letting it go hurts even worse.

Grey's Anatomy'den...

Mama - Do you...Do you think she really loved him? Cristina?
Derek - I think she loved the best way she would have.
Mama - And that would not have been enough for you either?
Derek - No. Not enough for me either.
Mama - So you would have ended it too?
Derek - Well...Burke and I are built differently. He's stronger than I. He's strong enough to...we're not built the same.
Mama - Honourable man are always built the same.
Derek - So you think I am an honourable man too?
Mama - Do you know when to walk away?
Do you know when not to take less than you deserve?
If you do, than you are an honourable man.

or woman.


2008-09-24

F...

"F.ck you
F.ck me

F.ck children

F.ck peace..


F.ck peace.."


* Me and You and Everyone We Know filminden..
Sabahın 7'sinde uykum kaçtığında içimden geldi..

2008-09-22

Bazen biri birşeyi öyle güzel simgeselleştiriyor ki, aklın alıp başını gidebiliyor nerelere..

Mesela,



Birisinin sözüydü hatırlamıyorum kimin; "Sevmek birbirine bakmak değil, birlikte aynı yöne bakmaktır."

Bazen herşey çok basit bi şekilde önünde duruyor işte. Ayaklar(kişiler), vücudu(ilişkiyi) taşır; hem yük olarak, hem yön olarak. Ayaklardan biri veya ikisi birbirine dönük olsa..........veya dışa dönük olsa.......olmuyor işte. O ayaklar yan yana olmalı. Bazen bitişik, bazen omuz genişliğinde, bazen bacak bacak üstüne. Ama hep paralel.

Bu kadar basit(!). Yürümek aslında bu kadar basit. Yürütmek ? Bebeğe yürümeyi öğretmek gibi. Sakatlık yoksa yürür. 6 ayda da yürür, 1 yılda da yürür, 1.5 yılda da.

Anlamak keşke bu kadar zaman almasa..İnsana, anne körlüğünde, bebeği kendine sağlıklı, dünyalar güzeli bi varlık gibi gelmese..

herşey çok daha kolay olurdu..


Not:
Söz Antoine de Saint Exupery'ninmiş.
Fotoğraf, "Me and You and Everyone We Know" filminden.

2008-09-04

Hiç dönmek istemedim...

Bana kalsa, o nerde ben orda olayım.

Bu beni korkutuyor.

Bağlanmak beni korkutuyor.

2008-09-02

Derken...

Kendimi şanslı hissediyorum derken herşey bi anda bitiverdi. Hayat bir kez daha gösterdi ki plan yapmak boşuna. Hayatın akışı seni nereye götürüyorsa, götürecekse o. İşin bittiği haberi ilk geldiğinde daha umutluydum. Şimdi "N'olucak bundan sonra?" diyorum..belirsizlik..yine.. Bi sürü yeni iş başlamış, başlayacak.. İstiyor muyum gerçekten? Sadece para kazanmak, yüzümü göstermek için içinde yer almak için yanıp tutuşmayacağım işlerde yer almaya çalışmak kendini para için satmaktan ne kadar farklı acaba? Çok mu abartıyorum acaba? Öyle bi lüksüm yok mu acaba? Acaba?

Sonbahar geldi..Haylazlık zamanı gitti..Sev-mi-yo-rum! Sonbaharı sevmiyorum! İhtiyacım var. Halen kendimle olmaya, haylazca zaman geçirip kendimle olmaya ihtiyacım var. Yapılacak da tonlarca iş var. Beklesin. Koşturmak istemiyorum. "60 saniyede organize olmak" diye bi kitap aldım. Kafamın içini, odamı, ilişkilerimi, işimi, hayatımı organize edecek.

Pelin'le geçen sene 1 Eylül'de deniz kenarında bi şezlongda yanyana uzanmış yatarken "1 sene sonra bugün hayatımız ne kadar farklı olacak acaba?" demiştim. Hayatımda ne farklı söylüyorum: 10.5 aylık bi ilişkim var; bi de cv'me birkaç iş ekledim. İlk anda aklıma gelen bunlar. Bakalım seneye 1 Eylül'de hayatımda ne farklılıklar olacak?

"Ne farklılıklar olsun isterdin?" diye soracak olursanız:
  • Kenarda birikmiş param olsun.
  • Beni geliştirip bana bişiler katan bi rolle iyi bir sinema filminde rol almış olayım.
  • Televizyonda düzenli para getiren bi işim olsun.
  • Evime çıkmış olayım.
  • Umutla sadece benim canımı sıkan şeyler artık canımı sıkmasın.

derim.

Keşke olsa..